Fethiye'den Ölüdeniz'e inen sahil yolu on dört kilometrelik viraj demek ve temmuzun üçüncü haftasında öğleden sonranın iyi bir kısmını orada geçiriyorsun: kuyrukta, klimanın yetişemediği bir arabanın içinde. Aynı yol ekimin ilk haftasında neredeyse boş, deniz hâlâ ürpermeden girilecek kadar ılık ve gittiğin yerde park yeri buluyorsun.
Fethiye'ye yaz ortasının dışında gelmenin bütün gerekçesi bu iki tablo arasındaki fark. Temmuz kötü olduğu için değil. İnsanların buraya gelme sebebi olan şeylerin neredeyse tamamı mayısta, haziranda, eylülde ya da ekimin başında daha iyi işlediği için. Çoğu kişi ise tam da en kötü işlediği iki ayı ayırtıyor.
Aydan aya gerçekte ne değişiyor
Fethiye'de mevsimler yumuşak geçişlerle devrilmiyor. Kıyı iklimi yılın büyük bölümünde ılıman, sonra ortada kısa ve sert bir aralık boyunca gerçekten sıcağa dönüyor.
İlkbahar serin ve yeşil geçiyor. Mart ile nisan hâlâ yağışlı olabiliyor, kasabanın arkasındaki tepeler de hazirandan sonra bir daha olmayacakları kadar yeşil kalıyor. Mayısta gündüz sıcaklığı yirmili derecelerin başına oturuyor ve su ısınmaya başlıyor, ama ayın ilk yarısında deniz insanı hâlâ diri tutuyor.
Haziran ile eylül, her şeye aynı anda en çok yaklaşan iki ay: sıcak günler, doğru düzgün yüzülebilen bir deniz ve ya henüz tepesine çıkmamış ya da çoktan seyrelmiş bir kalabalık. Temmuz ile ağustos otuzlu derecelerin ortasına tırmanıyor. Deniz en ılık halinde, ama öğle saatleri kullanılacak değil saklanılacak bir şeye dönüşüyor; her tekne turu, her plaj işletmesi ve bütün sahil yolu kapasitesinde çalışıyor.
Ekim, insanların hakkını vermediği ay. Hava serinlerken deniz yazdan kalan sıcaklığını ayın içlerine kadar taşıyor ve denize ağırlık veren bir tatil için istediğin bileşim tam olarak bu. Ay ilerledikçe yağmur ihtimali artıyor. Kasımda sezon kapanmaya başlıyor, en yağışlı dönem kış boyunca sürüyor ve en ağırı genellikle ocak oluyor.

Ayını yapacağın şeye göre seç
Aynı kıyıda duran iki kişi bambaşka aylar isteyebilir ve ikisi de haklı olabilir.
Gezi ağırlıklı olarak yüzmek ve tekne günleriyse, eylülü ya da ekimin ilk yarısını hedefle. Mavi Lagün ve Kelebekler Vadisi ile daha küçük koylara giden tekne turları, su hâlâ ılıkken ve günübirlik tekneler dolmuyorken en iyi halinde. Sezonun ön ucunda haziran da iş görüyor.
Yürümek istiyorsan, temmuz ile ağustostan tamamen uzak dur. Likya Yolu ve Kayaköy çevresindeki tepeler yaz ortasının sıcağında insanı cezalandırıyor. Yürüyüş mevsimi ilkbahar ve sonbahar, hem de açık ara.

Saklıkent Kanyonu listendeyse, mevsim bu kıyıdaki başka hiçbir yerde olmadığı kadar belirleyici. Kanyon dağlardan inen soğuk kar suyuyla doluyor ve su yüksekken içine girmek güvenli değil. Bu zamanlama yıldan yıla kayıyor, o yüzden günü buna göre kurmadan önce yerinden bilgi al. Genel olarak yazın sonu ile sonbaharın başı en sakin dönem.
Çocuklarla geliyorsan, ara mevsim aylarının sana katacağı şey zirve aylarından fazla. Kuyruklar kısalıyor, öğleden sonralar serinliyor, deniz de ağustosun kalabalığı üstüne binmeden ılık kalıyor.
Kimsenin söylemediği takas
Ara sezonun da bir bedeli var. Ölüdeniz'i ağustosta bir tatil beldesi gibi hissettiren şeylerin bir kısmı mevsimlik: plaj işletmelerinin ve tekne işletmecilerinin bir bölümü sezon kapanırken yavaşlıyor ve ekim ortasındaki bir gezi, herkesin istemeyeceği biçimde sessiz oluyor. Bu kıyıyı hareketli bir sahil şeridi ve tam gaz çalışan bir düzen olarak hayal ediyorsan, o gerçekten bir temmuz meselesi.
Bir de hava riski var. Sonbahar yağmurlu bir gün ihtimalini yükseltiyor ve rüzgâr yüzünden iptal edilen bir tekne turu, ağustosta olmadığı kadar gerçek bir olasılık.
Kısa hali
Ne zaman istersen gidebiliyorsan, eylülün son haftasını ya da ekimin ilk iki haftasını ayırt. Ilık suyu, yürünebilir sıcaklıkları, gerçekten sürebildiğin bir sahil yolunu ve iç kesimdeki yerlerin en rahat halini bir arada bulursun. Mayısın sonu ile haziran güçlü ikinci tercih, aynı hava mantığı ters yönde işliyor.
Temmuz ile ağustos, ancak takvimi senin yerine başkası belirliyorsa ya da asıl mesele zirve sezonun kalabalık enerjisiyse değer. O zaman da günü öğlenin ortasından geçirmek yerine etrafından dolanacak şekilde planla ve lagüne inen o on dört kilometrenin haritanın söylediğinden uzun süreceğini hesaba kat.

