Her Türkiye programının bir yerinde "Kapadokya, 2 gece?" diye bir satır vardır ve o soru işareti epey iş görür. Genellikle İstanbul'da sabitlenmiş bir gece sayısıyla çoktan alınmış bir dönüş bileti arasında durur, ve dürüst cevabı tabloda sütunu olmayan bir şeye bağlıdır.
Gün değil. Sabah.
Gün değil, sabah sayın
Kapadokya'nın programını ışık belirliyor. Balonlar ya gün doğumunda uçuyor ya hiç, çünkü hava ancak o saatte yeterince kararlı. Vadiler günün ilk ve son iki saatinde en iyi hâlinde, güneş kayayı düzleme yerine yandan yalayacak kadar alçakken. Günün ortası bölgenin en zayıf dilimi: yazın sıcak ve parlak, kışın soğuk ve korumasız, ikisinde de görsel olarak yassı.
Yani ölçü birimi orada kaç gün geçirdiğiniz değil. Orada kaç kez uyandığınız.
| Gece | Sabah | Gerçekte neye yetiyor |
|---|---|---|
| Bir | Bir | Uçuş için tek şans, tek oyma yapı ve bir sürü yol |
| İki | İki | Uçuşta gerçek bir pay, artı bölgenin kuzeyi ya da güneyi |
| Üç | Üç | Uçuş, bölgenin iki yakası ve acelesi olmayan bir ikindi |
| Dört+ | Dört+ | Vadiler yürüyerek, sakin duraklar ve bir yere ikinci kez gitme lüksü |
Aşağıdaki her şey bu tablonun gerekçesi.
Bir gece ve İstanbul'dan günübirlik
Tek gece size tek sabah, yani uçuş için tek deneme veriyor. O sabah hava ters giderse gezi odur; geriye düşecek bir yarın yok.
İstanbul'dan uçakla günübirlik gidiş aynı problemin sıkıştırılmış hâli: erken bir uçuşla gidiş, geç bir uçuşla dönüş, yerde aşağı yukarı bir gün ve ya çok erken bir balon ya hiç balon. İnsanlar yapıyor ve keyif alıyor. Kapadokya sizin için vakit geçirilecek bir yerden çok işaretlenecek bir kutuysa meşru bir tercih, ve hiç gitmemekten iyi.
Ama ne satın aldığınız net olsun. Manzarayı duraklar arasında minibüs camından göreceksiniz ve günün ciddi bir bölümünü yolda geçireceksiniz. Gitmenizin asıl sebebi balonsa, tek gece yazı tura.
İki gece
İki gece, gezinin kırılgan olmaktan çıktığı nokta. İki sabah, uçuşun arkasında ikinci bir şans demek, ve bu bütün ziyaretin havasını değiştiriyor: bir sabahı kaybedip yine de geldiğiniz şeyle dönebiliyorsunuz.
Bölgenin coğrafyasına da uyuyor. Kapadokya'nın görülecek yerleri bir günde iyi birleşmeyen iki kümeye ayrılıyor: Göreme'ye yakın, kaya oluşumları ve mağara kiliseleriyle yoğun bir kuzey kümesi; bir de bir yeraltı yapısı ve bir kanyon yürüyüşü etrafında kurulu, araçta ciddi vakit isteyen bir güney kümesi. İki tam gün, her güne bir küme almanıza yetiyor ve ikisi de zorlama olmuyor.
Olmayacak şey ise boşluk. İki gece verimli, keyifli değil.
Üç gece: dürüst cevap
Bize ne kadar kalmalı diye sorulduğunda ve cevabı sınırlayan bir şey yoksa, cevap üç.
Üç sabah, kötü geçen bir hava haftasının bile genellikle uçulabilir bir şafak sunmasına yetiyor. Bölgenin iki yakasını kapsıyor ve programa girmemiş bir gün bırakıyor; insanların gerçekten bir vadi yürüdüğü, bir yerde iki saat oturduğu ya da aceleye getirdiği yere geri döndüğü gün o.
Programa girmemiş o gün, Kapadokya'yı görmüş olmakla orada bulunmuş olmak arasındaki fark. Aynı zamanda çoğu programın ilk kestiği gün, ki bu yüzden bu kadar çok insan "çok güzeldi ama çok yorulduk" diye dönüyor.

Dört gece ve sonrası
Dört ve üstü abartı değil, ama getirisi biçim değiştiriyor. Yeni yer eklemeyi bırakıp derinlik eklemeye başlıyorsunuz: kasabalar arasındaki vadi yürüyüşleri, tur güzergâhından uzaktaki sakin kaya alanları, ilki bulutlu geçtiği için sırtta geçirilen ikinci bir sabah, bir atölyede bir öğleden sonra.
Ayrıca kışın dışındaki her mevsimde uçuşu neredeyse kesinleştiriyor; özellikle bunun için uzaktan geliyorsanız bilmeye değer.
Önce ne kesilir
Geceler sabit ve azsa, şu sırayla kesin.
İkinci organize turu kesin, uçuşu değil. İki büyük tur farklı yerleri kapsıyor, ama biri artı birkaç saatlik yürüyüş, ikisini arka arkaya yapmaktan daha fazla bölge gösteriyor.
Üçüncü oyma yapıyı kesin. Bir günde iki mağara iç mekânı akılda kalıyor. Üç tanesi akşama kadar tek bir loş koridora dönüşüyor.
Günün son iki saatini kesmeyin. Başka ne giderse gitsin, güneş alçalırken dışarıda olun. Bu yerin fotoğraflarının öyle görünmesinin sebebi o saat, ve hiçbir bedeli yok.
Uçuşu son sabaha almayın. İlk sabaha alın. Uçarsa arkasındaki her şey ikramiye; uçmazsa elinizde sabah kalıyor. Burada insanların yaptığı en yaygın planlama hatası bu ve tamamen önlenebilir; ay ay tablo payın neden mevsimden bile önemli olduğunu anlatıyor.
Hesabı değiştiren iki şey daha
Nerede uyuduğunuz. Şafaktan önce yürüyerek bir seyir noktasına çıkabileceğiniz bir yerde kalmak fiilen bir sabah ekliyor, çünkü ilk ışıkta sırtta olmak bir sefer olmaktan çıkıp alarm çaldığı anda verilen bir karara dönüşüyor. Kasabalar bu konuda birbirinden çok farklı: Göreme, Uçhisar, Ürgüp mü Avanos mu.
Ne zaman geldiğiniz. Oturmuş sonbahar havasında iki gece genellikle yetiyor. Kışın, uçuş önemliyse üç asgariye daha yakın, ve o bile bir güvence değil. Mevsim pazarlıkları Kapadokya'ya gitmek için en iyi zaman yazısında.
Yani: tabloya yapabiliyorsanız üç yazın, yapamıyorsanız iki, ve tek gece ancak alternatif hiç gitmemekse. Sonra balonu ilk sabaha alın ve meseleyi kafanızdan çıkarın.

